Bir emekli sağlığını mümkün olduğunca korumak için ne yapar? Elbette yürüyüş.

 

Ben de öyle yapıyorum. Sabah makul bir saatte, diyelim ki 10-10.30 arası yürüyüşe çıkıyorum. Saat 12’ye kadar.

 

30 Ekim 2020’de Bayraklı’da büyük yıkıma yol açan ve 117 can alan deprem, Karşıyaka’yı da ciddi şekilde etkiledi.

 

Sabah yürüyüşlerimde saydım. Sadece sahilde, Yalı Caddesi’nde (Diğer adı: Cemal Gürsel Caddesi) en az 40 bina ağır yara almıştı, yıkılmalarına karar verilmişti ve şimdi belediyenin izin verdiği saatler boyunca (09-18) inşaat kamyonları bir yandan hafriyat toplayıp, öbür yandan çimento döküyorlardı

 

Yıkılıp yeniden inşasına karar verilen binalardan birinde şöyle bir tabela dikkatimi çekti:

 

“Binti Ailesi’nden Ayşe Hanım’ın vakfiyesi.

 

Mülkün sahibi Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğü.”

 

10 katlı inşaat neredeyse bitmek üzereydi. Vakıflar Bölge Müdürlüğü yüklenici firmayla imzaladığı sözleşme uyarınca binayı 15 yıllık kira karşılığı devlet ya da vakıf bütçesinden hiç para harcamadan ayağa kaldırdığını bilgilendirme tabelasında önemle belirtiyordu.

 

Meraklandım.

 

Kimdi bu Binti ailesinden Ayşe Hanım? Ve kurduğu vakfı nasıl yüzyılları aşıp günümüze gelmişti?

 

Araştırmak şart oldu.

 

İşte sonuç. Buyurun…

 

Ve sürprizlere hazır olun…

 

--- ---

 

Önce bir “Teknik” bilgi.

 

Arapça’da “Bin” oğul, oğlu anlamına geliyor. Örneğin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı “Selman oğlu Muhammed” diye okumamız gerekiyor.

 

“Bint” ise “Kızı” demek.

 

Yine Kral Selman’dan örnek verirsek; Prenses Hassa’ın tam adı Hassa bint Selman”, yani Selman kızı Hassa.

 

İşte İzmir’deki “Binti” ailesi de kızlardan yani “Bint”lerden geliyor.

 

--- ---

 

“Binti”lerin kökeni ise Katipzade Ailesi’ne dayanıyor.

 

Bu ailenin reisi, Katipzade Hacı Mehmet Bey 18’inci yüzyılın ikinci yarısında İzmir’de “Ayan”dı. Yani hem vali, hem kentteki, hatta vilayetteki askeri güçlerin komutanı, hem jandarmanın başı, hem polis gücünün reisi, yani emniyet müdürü!

 

---

 

İzmir’in ünlü Hükümet Konağı var ya; orası 1867 yılına kadar Katipzade Konağı’ydı. Ve o konak bugünkü Hükümet Konağı’nın en az 4-5 katıydı: Arkasında mezarlık, önünde Sarı Kışla, arka sağda Hisar Camii, onun önünde Kızlarağası Hanı, onun solunda Çakaoğlu Hanı onun üstünde Balıkpazarı Camii…

 

Zaten İzmir’deki Konak Meydanı’nın adı da onların üç katlı konağından kalma.

 

“Ayanlık” döneminin bitmesnden sonra ticaret hayatına atılan Katipzade Ailesi, üyeleri bir çok ilke imza attılar. Örneğin, Türkiye’de ilk Ford oto bayiliğini İstanbul’da onlar açtı. 1928’de. Vehbi Koç’tan önce.

 

Mal varlıkları sayıla sayıla bitirilemezdi:

 

-Konak Meydanı’nın tamamı.

-Karataş’tan Karantina’ya kadar tüm sahil şeridi.

-Mithatpaşa’da bugün askeri tesislerin bulunduğu alan.

-İnciraltı’nın büyük bölümü.

-Karaburun Yarımadası’nda binlerce dönüm arazi.

-Emiralem’den (Menemen’e bağlı) Tire’ye kadar uçsuz bucaksız topraklar.

 

---

 

Bir bilgi daha: Adnan Menderes, Katipzade Ailesi’nden geliyordu. Babası, Katipzade İbrahim Edhem Bey’di.

 

---

 

Daha sonraki on yıllarda, hatta yüzyıllarda Katipzade Ailesi’nin bu sınırsız serveti vakıflara dönüştürülüp bölüştürüldü.

 

---

 

Bu vakıflardan biri de 18’inci yüzyılda yaşamış olan hem Katipzade’lerden, hem de Dervişzade’lerden Ayşe Hanım’dı. İzmir limanında ticaretle meşgul olan Ayşe Hanım, vefatından kısa bir süre önce 1749’da sahildeki konağının yanına bir medrese, 6 yıl sonra da bir mescit yaptırdı. Bir vakıf kurdu. Gelir getirmesi için sahip olduğu han, iskele, konak, dükkan, sabunhane, zeytinlik gibi gayrımenkullerini vakfa devretti.

 

Bu mülkler arasında Karşıyaka Sahili’ndeki bir bina da vardı.

 

İşte şimdi bu binanın arsasında şık mı şık bir apartman yükseliiyor. İnşaatı bitti bitecek.

 

Ve, tabelasında, “Binti Ailesi’nden Ayşe Hanım’ın vakfiyesi. Mülkün sahibi Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğü” yazıyor.

 

Ve, ölümünden neredeyse 300 yıla yakın süre sonra Ayşe Hanım, vakfiyesiyle aramızda yaşamaya devam ediyor.

 

Ne dersiniz; ölümsüzlük acaba bu mu?

 

Mail: erdal.safak@outlook.com


YAZARIN DİĞER YAZILARI