Erdal Şafak'tan Dikkat Çeken Enflasyon Yazısı "Bir Esnafla Sohbet 5'ten 500'e!"

Fenoreporter Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak enflasyon ile ilgili çarpıcı bir yazı kaleme aldı. İşte detaylar..

 

Fenoreporter Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak enflasyon ile ilgili çarpıcı bir yazı kaleme aldı. İşte detaylar..

 

BİR ESNAFLA SOHBET 5’TEN 500’E

 

Fırına gittim. İki ekmek istedim. Ekmeğin fiyatının 12,5 lira olduğunu biliyordum. 30 lira uzattım Fırının kasasındaki görevli para üstü olarak bir metal  lira uzattı.

 

“Bu ne?” dedim. Güldü.”Herhalde epeydir alışveriş yapmıyorsunuz. Bu, metal 5 lira. Bir-iki ay önce piyasaya sürüldü.”

 

Madeni 5 liralığı elime aldım, avucumda çevirip inceledim. İçime tarifsiz bir hüzün çöktü.

 

Aslında şaşırmamam gerekiyordu. Çünkü 1 kuruş, 5 kuruş, 10 kuruş, hatta 25 kuruş tedavülden yok olmuştu. 50 kuruşu bile piyasada pek bulamıyordunuz.

 

Fiyatlar, etiketler yuvarlanmıştı.

 

Enflasyonla mücadele için en büyük tuzak.

 

Dar gelirliler ve emekliler için bir fareden veya diğer kemirgenler çok daha tehlikeli bir canavar.

 

---

 

Fırıncının uzattığı madeni 5 lira beni 20 yıl öncesine götürdü.

 

1 Ocak 2005’e.

 

Türkiye yeni yılın ilk gününe gerçekten tarihi bir reformla uyandı: Paradan 6 sıfır birden atılmıştı.

 

Böylece birkaç yıldır süren “Kaç sıfır atalım?” tartışmaları sona ermişti.

 

Dünyanın en itibarsız banknotu olan 20 milyon liralık kağıt para geçmişin kötü bir anısı olarak kalacaktı. “Dünyanın en itibarsız banknotu” idi, çünkü ekonomileri çok geri ülkelerde bile en çok sıfırlı kağıt para 100 bin, bilemediniz 500 bin arasındaydı.

 

---

 

6 sıfır atınca, eski banknotlar tedavülden kalkıncaya kadar paramızın adı “Yeni Türk Lirası” oldu.

 

Hatırlıyorum, medyada manşetler elbette “Sıfırlardan kurtulduk” diye atılmıştı ama alt başlıklarda da “Kuruşlarımıza kavuştuk” deniyordu.

 

1 kuruş, 5 kuruş, 10 kuruş geri gelmişti. Düşünebiliyor musunuz, 1 kuruş eski parayla 10 bin liraya eşitti!

 

---

 

Aradan 2-3 yıl ya geçti, ya geçmedi. Bir baktık; 1 kuruşluk madeni para sessiz sedasız piyasadan, yani tedavüldel kayboldu.

 

Bu kötü bir alametti…

 

Oktay Akbal’ın “Önce ekmekler bozuldu” öyküsündeki benzetmeyle söylememiz gerekirse, “Önce bir kuruşlar kayboldu…”

 

Onu 5 kuruş izledi, onu da 10 kuruş…

 

Şimdi piyasada tek başına hiçbir alım gücü olmayan, dilencilerin bile kabul etmediği 25 kuruş var. Bır de 50 kuruş ile 1 lira…

 

---

 

Fırıncıyla sohbete devam ettim

 

“Beyim” dedi, “Ben artık 25 kuruşluk madeni parayı kabul etmiyorum. Hoş 50 kuruş bile bir işe yaramıyor ama neyse…”

 

Devam etti:

 

“Zaten metal paraları bankaların ATM’lerinde hiçbir zaman yer almadı.

 

Bankalar daha sonra 5 liralık banknotu kaldırdılar.

 

Ardından 10 lirayı.

 

Sonra 20 lirayı.

 

ATM’ler şimdi 50 lirayı bile vermiyorlar, biliyor musunuz?

 

Diyelim ki emeklisiniz. Maaşınız örneğin bilmem kaç bin 75 lira. O bilmem ka bin lirayıçekiyorsunuz, artan 75 lira bankada kalıyor.”

 

---

 

Biraz durdu. Arkasındaki dolaptan bir torba çıkardı. Uzattı:

 

-Al, sana hediyem olsun

 

-Nedir bu?

 

-Bir torba dolusu bir kuruş. Hatıra olarak saklarsın. Ben de dolaptaki bir yükten kurtulmuş olurum.

 

-Bundan sonra ne olacak?

 

-Bilmiyor musun, 500 liralık banknot geliyor. Eski parayla 500 milyon lira.

 

---

 

Elimde bir torba bir kuruşla ayrıldım.

 

Ve düşündüm:

 

Merkez Bankası’nın internet sitesinde 6 sıfır atma operasyonuyla ilgili bilgiler hala duruyor.

 

Operasyonun amacı şöyle açıklanmıştı:

 

“Enflasyonu kalıcı olarak tek haneye indirmek.

 

Aradan 20 yıl geçti.

 

Enflasyon tek haneye indi mi?