Ekrem İmamoğlu'ndan Devlet Bahçeli'ye Zam Yanıtı! Ne Dedi?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İBB'de yapılan zamlarla ilgili yaptığı açıklamaya cevap verdi. Peki Ekrem İmamoğlu Devlet Bahçeli'nin zam tepkisine ne yanıt verdi? Cevaplar haberimizde..

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İBB'de yapılan zamlarla ilgili yaptığı açıklamaya cevap verdi. Peki Ekrem İmamoğlu Devlet Bahçeli'nin zam tepkisine ne yanıt verdi? Cevaplar haberimizde.. 

 

İBB’nin kendi öz kaynaklarıyla alımını yaptığı 160 yeni metrobüsten 30’unu İstanbullularla buluştu. İmamoğlu “Bizi engellemez iseler veya bazı bulduğumuz kaynakların önüne set kurmazlarsa, daha hızlı hallederiz. Olmadı, seneye seçimde değişecek, ondan sonra hallederiz. Bir sene sonra her şey daha güzel olacak” dedi.

 

İmamoğlu, ulaşıma yapılan zammı eleştiren Bahçeli’ye “Klasik araçlarının deposunu kaça doldurduğunu açıklasın. Bence daha objektif, daha vicdanlı bir açıklama olur” yanıtını verdi. Metrobüs filosunu yenilemek için 300 araç almak üzere, 90 milyon Euro'luk dış kredi bulan İBB'nin bağlı kuruluşu İETT, Cumhurbaşkanlığı’ndan onay çıkmayınca, öz kaynakları ile otobüs almak için harekete geçmişti. 5 Ağustos 2021 tarihinde düzenlenen ve canlı yayınlanan ihale sonucunda 21 metre uzunluğunda 100, 25 metrelik 60 otobüs alımı için 2 farklı yerli firmayla anlaşma sağlanmıştı. İstanbul, İBB'nin kendi öz kaynaklarıyla alımını yaptığı 160 yeni metrobüsten 30'una kavuştu. 30 yeni metrobüsün sahaya çıkış töreni, Edirnekapı Metrobüs Garajı'nda, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun katılımıyla gerçekleştirildi. İstanbul'un otobüs ihtiyacının elzem olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, filodaki araçların kilometresinin ve yaş ortalamasının oldukça yüksek olduğunun altını çizdi.

 

ekrem imamoglu ndan devlet bahceli ye zam yaniti

 

“İBB KASASINI NEREDEYSE BOŞ BULDUK”

 

İmamoğlu, şunları söyledi: “İstanbul’un tek bir imzayla yönetilmesini, tek bir anlayışla yönetilme riskini bir insafa dayalı olarak bırakmayacağımızı ve bu yönde de her şeye rağmen, sıkıntılara rağmen, engellemelere rağmen çözüm bulacağımızı, bu konuda da kararlı olduğumuzu, İstanbul'un her şeye rağmen kaynak üretebilme becerisi olduğunu dile getirmiştik. 2019 yılının Haziran ayında göreve geldiğimizde İBB kasasını neredeyse boş bulduk. Niye? Tarihinden 15 gün gün önce Hazine payını kasaya yatırıyorlar. Kasada, maaşı ödeyecek parayı bırakın, onun 20'de 1'i kadar bir para dahi yok. 6-7 milyon liralık bir para var. Koca İBB'de bu parayı bırakıyorlar, diğeri 10-15 gün içerisinde, sağa sola, istedikleri kuruma aktarılıyor, dağıtılıyor ve biz görevimizin başına geliyoruz. 6 milyon lira; koca İBB'nin kasasındaki para.”

 

“SET KURMAZLARSA DAHA HIZLI HALEDERİZ”

 

Kasayı boş bulmalarının yanı sıra, devlet bankalarından kredi almalarının da talimatla engellendiğini belirten İmamoğlu, “Biz, bu koşullarda dahi, ilk günden itibaren belediyenin bütün çarklarını tıkır tıkır işlettiğimiz gibi, birçok kurum ve kuruluşun da heba olmuş, ne yazık ki işlemez hale gelen çarklarını da yeniden döndürmeye ve çalışmaya başladık. O bakımdan bu insafa bu süreci bırakmayacağımızı dile getirdiğimizin bir örneğidir bugünkü burada gördüğünüz manzara. Yeter mi? Yetmez. İhtiyacımız var. Bizi engellemez iseler veya bazı bulduğumuz kaynakların önüne set kurmazlarsa, daha hızlı hallederiz. Olmadı, seneye seçimde değişecek, ondan sonra hallederiz. Bir sene sonra her şey daha güzel olacak” diye konuştu.

 

“İETT’NİN GEÇMİŞE DÖNÜK ARTAN BİR ARIZA ORANI YOK”

 

İETT araçlarının yaşına bağlı olarak bazı olumsuzluklar yaşandığını kaydeden İmamoğlu, “Sıfır arıza diye bir şey, dünyanın hiçbir yerinde yok. Bizde de yok. Bizim de araçlarımızda bir arıza yapma oranı var. Eskimiş filolardan ötürü kaynaklanan artışlar olsa da genelinde İETT’nin geçmişe dönük artan bir arıza oranı yok. Ama bir fark var. Muhalefete düşmüş aklın bu işi deşifre etme ve buradan 150 yıllık bir kurumu çürütme pahasına, adını lekeleme pahasına, ne yazık ki vazgeçmeden propaganda ve karalama yapma üzerine kurdukları sistemin kamuoyuna dönük bir algısı var. Yoksa bu arızalar her zaman var. 10 sene önce de vardı, 5 sene önce de vardı, bugün de var” şeklinde konuştu. İmamoğlu, İETT Genel Müdürü Alper Bilgili ve beraberindeki heyetle konuşmaların ardından yeni metrobüs araçlarının test sürüşüne katıldı.

 

“BAHÇELİ KLASİK ARAÇLARININ DEPOSUNU KAÇA DOLDURDUĞUNU AÇIKLASIN”

 

İmamoğlu, test sürüşünden sonra da gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin “İstanbul’da ulaşıma yüzde 40 zam yapanlar, zillettendir” sözleri ile ilgili yorumu sorulan İmamoğlu “Ne yazık ki üzücü bir yorum olmuş. Cevap versem mi, vermesem mi? Şöyle diyeyim: Saygıdeğer Genel Başkan Sayın Bahçeli’nin benim bildiğim kadarıyla klasik araç koleksiyonu var. Klasik araçları çok sever ve ara ara bindiğini de biliyorum basından takip ettiğim kadarıyla. 4-5 ay önce o araçlarından herhangi birinin deposunu kaça doldurduğunu ve bugünlerde kaça doldurduğunu da açıklarsa, bence daha objektif, daha vicdanlı bir açıklama olur diyeyim. O kadar diyeyim yani. Başka bir şey demek istemiyorum” yanıtını verdi.

 

ULAŞTIRMA BAKANI'NA YANIT: “BEYEFENDİ İNCİNMİŞ”

 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu'nun kendisine açtığı 250 bin liralık manevi tazminat davası ile ilgili de konuşan İmamoğlu “Beyefendi incinmiş; öyle diyeyim. İstanbul halkına ve İstanbul’a dair sözlerine dikkat edecek.  Benim söylediğim her şey bellidir, doğrudur. Kendisi hakkında olan süreçleri tanımlamıştır. Kişilik haklarına asla bir müdahale yok. Sayın Bakan, Ulaştırma Bakanlığı görevini yapsın. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili süreçlere müdahil olmasın; işine baksın. Onun işiyle ilgili sınırları var. Bize müdahale ettiği an, cevabını alır. Haddini bilmezse de biz, haddini bildirecek cevapları, 16 milyon insanın hakkı adına veririz. Bizim söylediğimiz sözler, o hakkında açılan soruşturma talebimiz, hepsi ortadadır. Daha önce kendisiyle ilgili basındaki bütün bilgi, belge ve paylaşımlara yasak koydurma kararını-bana göre usule uygun olmayan bir biçimde kararını aldırtmışlardı- ben tekrar hatırlattım. ‘Yok zimmet değildi' falan… Doğru; zimmet değildir, ihaleye fesat karıştırmaktır. Olabilir. Birbirinden daha az ya da daha çok suç tarifi değildir. Ama belgeler, deliller nettir. Hakkında savcılığa iletilmiş suç duyurusu, dava süreci vardır. Bunları beyan ettik. Hiçbir şekilde açtığı tazminat davasıyla ilgili mesnet oluşturacak bir söylemim olduğunu düşünmüyorum” dedi.

 

“TEK ZAM YAPAN İBB DEĞİLDİR”

 

İBB Meclisi'nde Cumhur İttifakı’nın toplu taşımada öğrenci indirimi ile ilgili teklifi ile ilgili soru üzerine İmamoğlu şunları kaydetti: “Türkiye’de tek ulaşım zammı yapan belediye, İstanbul Büyükşehir Belediyesi değildir. Özellikle öğrenci ulaşımı bakımından, Türkiye’nin en ucuz ulaşım imkanı sunan belediyelerinin başında geliyoruz. Ve Türkiye’de içinde, Millet İttifakı’nın da olan, Cumhur İttifakı’nın da olduğu da belediyeler zam yapmıştır. Bütün bu süreçleri bilen, İstanbul’daki popülizmin Nirvana'sını bu şehre yaşatan arkadaşların bir kısmının ortaya koyduğu sözüm ona bu dahiyane fikir, sözüm ona öğrencilere katkı sunma iyiliğini düşündüğü arkadaşlar; yapılan zammın İBB tarafından sübvanse edilmesini istiyor. Peki madem öğrenciyi çok düşünüyorsunuz; öğrenciyi sadece İBB'nin yaptığı zam mı etkilemiş? Örneğin diyebilirsiniz ki; bu tarz öğrencisi olan hanelere, BOTAŞ karar alır, Enerji Bakanlığı karar alır, İGDAŞ faturalarında özel bir uygulama getirir. Elektrik faturalarına da özel bir uygulama getirir.

 

Yani bugün dört katı elektrik faturası ödüyor bu evler. Samimiyetsiz, tamamen popülist bir akılla yapılmış bir açıklama ve üzerinden verilmiş bir önerge. Öğrencilerimizi aldatmaya çalışıyorlar. Öğrencilerimizin zekası, onları çok şeyle katlar. Onun için biz, her şeye rağmen doğruyu yapmaya devam edeceğiz.”

 

“SÖZ KONUSU VAKIFLAR OLSA, 120 KOLLARI OLSA KALDIRACAKLAR”

 

İmamoğlu, İBB Meclisi'nde TÜGVA ile ilgili tahsis kararının veto edilmesiyle ilgili “Arkadaşların peşine düştüğü meseleler bunlar. Yani çok sevdikleri, çok inandıkları ya da inanmadıkları talimat aldıkları bazı vakıflara, derneklere bir şey verilecekse, orada böyle cansiperane, iki kolu değil de 120 kolu olsa onları ayağa kaldıracaklar evet demek için. Ama vatandaşın lehine bir şey varsa, orada kalkan el görmüyoruz. Aynen -İstanbul’un ulaşımdaki en acı, en belki de böyle hani gözü oyan konulardan biri taksi meselesidir- 3 senedir taksi meselimizi engelledikleri gibi. Ama böyle bir vakıflarına, bir derneklerine bir şey verilmeye görsün hemen bütün eller ayağa kalkıyor. Onların derdi hep bir avuç insan; bizim derdimiz ise 16 milyon insan. Aradaki fark bu.”